Almanya'da geliştirilen MORA biyorezonans teknolojisi, 1977'den bu yana vücudun elektromanyetik frekanslarını okuyarak hücresel dengeyi yeniden kurar.
Biyorezonans terapi, vücuttaki canlı hücrelerin yaydığı elektromanyetik frekansları ölçerek sağlıklı ve patolojik frekansları ayırt eden, tamamlayıcı bir tıp yöntemidir.
Teknoloji
Almanya merkezli MORA (Multi-frequency Resonance Analysis) teknolojisi üzerine kuruludur. 1977 yılından bu yana Avrupa, Rusya ve Asya'da klinik kullanıma girmiştir.
Nasıl uygulanır?
Seans sırasında danışanın ellerine, ayaklarına veya baş bölgesine elektrotlar yerleştirilir. Cihaz, vücudun frekans imzasını okur; sapma gösteren frekansları tespit eder ve bu frekanslara 180 derece ters fazda karşı frekans göndererek nötralizasyon sağlar.
Güvenlik
Cihazın yaydığı elektromanyetik frekans gücü bir cep telefonundan binde bir kadardır. İşlem tamamen ağrısızdır; iğne, serum veya kimyasal madde kullanılmaz.
Kimlere uygulanır?
- Sigara, alkol ve şeker bağımlılığında bırakma desteği
- Alerji yönetimi
- Kronik yorgunluk ve uyku düzensizliği
- Vücutta ağır metal ve çevresel toksin birikiminin azaltılması
- Sindirim sistemi şikâyetleri
Seans sonrası
Parçalanan toksinlerin vücuttan idrar yoluyla hızlıca atılabilmesi için işlemden sonraki ilk birkaç gün bol su içilmesi (günde en az 2,5-3 litre) kritik önem taşır.
Önemli uyarı
Kalp pili (pacemaker) taşıyan kişilere biyorezonans uygulanmaz. Organ nakli geçirip bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanan kişilere ve gebeliğin ilk üç ayındaki kadınlara da önerilmemektedir.